En sağlıklı dokuz gıda

En sağlıklı dokuz gıda

Sağlıklı besinleri ve bitkileri hepimiz mutlaka tanıyoruz. Ama bunların içerisinde en sağlıklı olanları size bildirmek istiyoruz. Günümüzde hepimizi ilgilendiren sağlıklı ve kaliteli yaşam sofralarımızda şifalı bitkiler ve besinlerle başlar. Bir çok hastalığı önleyebileceğiniz gibi, istediğiniz kiloyada kavuşabilirsiniz.

En sağlıklı dokuz sebze

Bazı sağlıksız gıdalar kansere, bazıları yüksek kolesterola, bazıları kemik erimesine, bazıları şişmanlığa yol açabiliyor. Ama bugün size en sağlıklı sebzeleri bildirmek istiyoruz. Bunlar hem kanseri önler, hem kolesterolü düşürür, hem kemikleri kuvvetleştirir, hem bağışıklık sisteminizi tazeler ve daha nice sayılamayacak kadar çok faydaları vardır. Size vereceğimiz bu isimleri dilerseniz mutfağınızda bir kenara yazıp hatırınızda kalmasını sağlayabilirsiniz.

1. Brokoli ve brokoli filizi

Her yönüyle harika bir sebze olan brokoli filizi bedende bazı maddelerin oluşumuna katkı vererek kansere yakalanmayı önler veya var olan kanserle mücadele edebilir. Özellikle göğüs-, prostat-, bağırsak ve rahim kanseri hastalığına karşı tedavisel etkisi önemlidir.

Brokolide sülforan ihtivalı antioxidan etkisi yüksek olan bitkisel bir madde mevcuttur. Sülforan kansere karşı etkili olduğu kadar alzheimer ve artiris hastalıklarına karşı iyi gelmektedir. Ciddi bir fayda görmek istiyorsanız aynı vakitte brokoli ve brokoli filizini beraber yeyiniz.

Amerika Illinois üniversitesi araştırmalarında ise bu iki bitki beraber tüketildiği takdirde bedende etkisi iki kat artarak kansere karşı daha güçlü olduğu ispatlanmıştır. Haftada 3-5 kez brokoli tüketme ile bedeninizdeki etkiyi ve faydayı artık tamamen hissedeceksiniz. Fakat sebzenin enzimleri kaybolmadan hazırlanması gerekir. Tarifimiz şu şekilde: brokoli kaynatılmadan mümkünse kısa bir zamanda buhar ile pişecek. Beden için önemli atioxidanların yok olmasını istemiyorsanız kesinlikle mikrodalga fırını kullanmayın.

Brokoli yetiştirmek çok kolay bir iştir. Dilerseniz bu sebzeyi kendiniz yetiştirebilirsiniz. Bu işle uğraşmak istemiyorsanız brokoli filizini sülforafan (bitkilerde bulunan kimyasal) muhtevası yüksek toz halinde temin edilebilirsiniz. Sülforafan kansere karşı çok etkili bir kimyasaldır.

2. Kenevir tohumu

Çok eskilerden beri bilinen kenevir tohumu sadece lezzet bakımından değil aynı zamanda oldukça değerli bir antioxidan, vitamin E ve vitamin B2 takviyesidir. Vitamin B2 guatr, göz ve cilt için önem arz etmekte. Kasların güçlenmesi ve stress hormonunu bertaraf etmede yine bu bitkinin faydası büyüktür. Ağız etrafı çatlaklarda veya dudak yırtılmalarında bu bitkiye başvuralabilir.

Kenevir tohumu vitamin ve değerli protein (canlı gözelerin ana maddesini oluşturan genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit bileşiminden oluşmuş karmaşık yapılı doğal madde) kaynağıdır.

Et, balık ve yumurta ürünleri tüketenler şaşırmasın. Belki inanamayacağınız kadar çok oranda amino asite sahip olan kenevir tohumun günde 1-2 tatlı kaşığı kafi gelecektir. Meyve suyunun içine karıştırıp içtiğinizde bedeniniz çok proteine kavuşacaktır. Kenevir tohumu çorbadan salataya kadar bir çok gıdanın üzerine atılabilir. Hatta bu bitkinin yağı özellikle kronik rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. Gamma linolenik asit ihtiva eden kenevir kaşıntılı deri hastalığına ve dişilik hormon düzeyi ayarlamada iyi gelmektedir.

3. Chia tohumu

Meksikadan gelen chia tohumu gerçekten bir enerji bombası. Yerlilerin söylemine göre bir tatlı kaşığı chia tohumu bir insanın 24 saat boyunca her türlü besin ihtiyacını karşılayabilir.

Gerçektende bitkinin besin değerine baktığımızda şaşırarak görüyoruz ki buğdayın 2 katı protein, ıspanağın 3 katı demir, sütün 5 katı kalsiyum (vücudun önemli mineralleri) üretmektedir. Omega-6 ve omega-3 dengesi harikulade bir orandadır.

Bu zamanda tükettiğimiz gıdaların çoğunda omega-3 den 15-20 defa daha fazla omega-6 yağ asidi üretilmekte, oysa chia toumu bu işin aksine daha fazla omega-3 ve daha az omega-6 üretiyor. Yani şu demektir: Bedenimiz iltihap ve yaraları daha çabuk iyileştiren bir hale ulaşır.

Chia tohumu yağ asidi bakımından keten tohumuna benzemekte, lakin keten tohumu koruyucu özelliğini çabuk kayıp edebilmekte oysa chia tohumu yıllar da geçse besin değerini muhafaza edebiliyor. Su içerisinde şişme özelliğine sahip olan chia tohumu hazmı kolaylaştırır, mide ekşimesini azaltır, kan şekerini sabitleştirir ve zehirlerin bedenden atılmasını sağlar.

4. Karahindiba

Evet en şifa bitkiler arasında karahindiba hem mucizevi özelliklere sahip hem çok hesaplı. Eğer sindirim sisteminiz doğru işlemiyorsa, mesela bağırsak, safra veya karaciğer işlevlerini yitirmiş ise artık besin emilimi yapılamaz ve beden zararlı maddeleri dışarıya atamaz hale gelir ve sonuç olarak vücud hastalanmaya başlar. İşte bu organlara fayda verecek bitki karahindibadır.

Sindirimi düzenleyerek, gastrik sekresyonu (salgı) harekete geçirir, safra akışını teşvik eder ve safra kesesinde taş oluşmasını önler, yağ metabolizmasını iyileştirerek kolesterin değerini düzenler. Ayrıca idrar yollarını açar,mesane (idrar kesesi) iltihabına karşı etki gösterir.

Son yıllarda bilimsel araştırmalarda hindiba otunun kansere karşı iyileştirici etki meydana getirdiği ispatlanmıştır. Prostat, göğüs kanseri vede kronik lösemi ile cild kanserinde kemo terapi sebebiyle dejenere olmuş hücreleri yok etme özelliğini göstermektedir.

Karahindibakökü ekstraktı ise bütün şifa özelliklere sahip olup bundan sadece yarım çay kaşığı içmek yeterli olur. Karahindibayı çay olarak da tüketebilirsiniz. Blender ile ezilmiş smoothies karışımı içinde veya salata içerisinde karahindibanın çok değerli maddeleri saklı, mesela marulun 40 katı fazla beta karotin (vitamin öncül maddesi), 4 katı magnezyum, 9 katı fazla vitamin C verebilmektedir. Bunun haricinde acımsıl maddeler,ikincil bitki muhtevası ve antioxidan güç sağlar.

5. Hindistan cevizi

Hindistan cevizi çok yönlü bir besin kaynağıdır. Mutfaklarımızda pek kullanmıyoruz ama yağı, ezmesi ve sütü oldukça faydalıdır. Tadı çok lezzetli olmakla beraber gerçek bir şifa kaynağı bitki. Hindistan cevizi yağı daha fazla doymuş yağ asitlerden ibarettir. İlk zamanlarda yağ nedeni ile kuşku ile bakılmış bu bitkiye ama şimdi doymuş asitlerin kalp krizini ve damar kireçlenmesini önlediği bilinmektedir.İyi kolesterol HDL yi yüksek tutarak yağ metabolizma durumunu olumlu etkiler. Hindistan cevizi yağında yüksek oranda yağ asidi vardır. Bu yağ asidi sayesinde mikroplu hücrelerin duvarı yumuşamaya başlar ve bir çok enfeksiyon ılımlı geçer yada hastalık hiç başlamadan biter. Bu başarıyı elde etmek için hindistan ceviz yağını düzenli olarak sofralarda bulundurmak gerekir. Hindistan cevizi stafilokokları (bakteri), streptobakterileri, helicobacter pylori (midede ülsere neden olan bakteri), kalmidyoz hastalığı ve daha bir çok değişik hastalıkları önleyebilir. Bakteri ve mantara karşı etkili olan hindistan ceviz yağını cilt rahatsızlıklarında dahi kullanabilirsiniz. Hatta bu yağ kokusu nedeniyle sivrisinek ve haşarat size yaklaşamayacaktır. Çok özel yağı ihtiva eden hindistan cevizi pankreas zaafında ve safra şikayetlerinde faydalı olabilmekte, önemli besin maddeleriyle organizmayı (canlı) besler ve şişkinliği ve mide bulantısını da giderir. Alzheimer hastalığını önlediği gibi metabolizmayı da düzeltir, bedendeki fazla yağlara alternatif perhiz olabilmekte. Dilediğiniz kadar süt veya yağ veya toz halinde hindistan cevizinden fayda elde edebilisiniz.

6. Isırgan otu

Önemli bitkilerden birisi sağlığımız için ısırgan otudur. Bilimsel araştırmalar sonucu ısırgan otu eklem, prostat ve mesane şikayetlerinde, kronik bağırsak iltihabı rahatsızlıkları gideren bir özelliğe sahiptir. Isırgan otu tohumları bütün dünyanın tabii gıda takviyesi olmakla beraber geleneksel saç dökülmesine karşı iyi bir ilaçtır. Eldivenlerle topladığınız yaprakları çorba, yeşilliklerle beraber ezme, pastalar, çay ve güveçte kullanabilirsiniz. Dilerseniz pişmiş ekmeğin üstüne ilave edin veya kaşıkla yeyin.

7. Quinoa

Latin Amerika mucize bitkisi ve İnka ların vazgeçilmez doğal takviyesi. Pirinç, un mamülleri, kızartılmış patates gibi gıdaların yerine bu bitkiden daha fazla istifade etmek gerekir. Quinoa inanılmaz derecede çok amino asit sağlamakla protein kaynağını düzenler. Bilinen hububatta az lysin amino asiti bulunurken quinoa bitkisinde bunun tersine rastlanmakta. Lysin amino asiti kanser hücrelerin kan-lenf damarlarıyla başka bölgelere sıçramasını önleyen bir etkiye sahip. Aynı zamanda damar sertliğine ve alerjik süreçlerdede etkilidir. Quinoa bitkisinde, buğday ve çavdardan çok fazla demir, magnezyum, kalsiyum ve vitamin E mevcutdur. Düzenli tüketim, yüksek magnezyum ve vitamin B-2 içeriği nedeni ile, baş ağrısı çeken insanların şikayetlerini hafifletebilir. Arpa, buğday, yulaf gibi tahıllara karşı alerjisi bulunan veya çölyak hastalığı olan insanlar gluten (tahıllarda bulunan bir protein grubu) ihtiva etmeyen quinoa tüketebilir. Evet tahıllara benzemeyen bu bitki aslen otsul gıda olup hiç bir zararı yoktur ve hazımda şikayet oluşmaz. Kan şekerini düzenleyen quinoa patates, pirinç, un mamüller gibi bedene ağırlık vermez ve karbonhidratların (şeker) yavaşca kana geçmesini sağlar. Salata, meze, taze quinoa filizi, pıhtılaşmış yulaf, ekmek, taze hazırlanmış öğün olarak tüketilebilir. Beyin için çok önemli olan esansiyel amino asit (tryptophan amino asit) sağlayan quinoa bitkisi vücutta seratonin ve melatonin hormonu salgılanmasında ciddi bir şifa aracıdır. Tryptophan amino asiti kırmızı et, balık ve yumurtada mevcutdur fakat beyine pek faydası olmaz. Quinoa belli zamanlarda aç karnına tüketilirse (çiğ, pişmemiş ve iyice öğütülmüş) beyine ulaşabilir ve serotonin üretimi başlar. Mutluluk ve rahatlatan hormon diye bilinen seratonin depresyon gibi şikayetlere iyi gelir.

8. Klorella yosunu

Klorofil yeteneği en fazla olan bitkidir. Klorofil hem kanı temizler hem bağırsakları temiz tutar ve mukozayı sağlığına destek verir. Vücud kokusunu yok eder, ağız kokusunu ve terlemeden meydana geklen kokuları giderir. Klorofil kanser öncesi devrelerin tanınmasına ve yok edilmesine yardımcı olur. Ayrıca karaciğeri zehirlerden temizler. Klorofilden azami derecede istifade etmek için klorella bitkisinin yanısıra buğday çimi, arpa çimi ve çavdar çimide tavsiye edilmekte. Klorella yosunu sadece klorofil değil başka temizleyici bileşimler de ihtiva eder. Bu nedenle canlıların beden içi temizliği ve arınmasında çok önemli bir yer tutar. Özellikle vücudda biriken amalgam dolgunun içerdiği civanın atılabilmesi için klorella yosunu önem arz eder. Klorella yosunu inanılmaz derecede kapsamlı çeşitlilik sağlar ve birçok ikincil bitki maddesi öncüsüdür. Mikrop ve mantara karşı doğal bir antibiotik görevi üstlenir ve sindirim sisteminde yaşayan mikroorganizmaları korur. Günde 1-1,5 gramm klorella iki öğün alınarak vücudunuzu temizlemiş olursunuz.

9. Bitki filizi

Taze salata ve sebze bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Üstelik uzak bölgelerden gelen taze yeşilliğin besin değeri yolculuk uzadıkça her defasında biraz kaybolmakta. Elbette kendi bahçenizdeki taze sebze,meyve en doğal olanı ve en şifalısıdır. Alternatif olarak filizleri kendi pencerenizin önündede yetiştirebilirsiniz. Tohumları her yerde ucuza temin etmek mümkündür. Özellikle brokoli, quinoa, turp, ayçiçek, mercimek, kırmızı lahana, soğan ve pırasa filizleri yetiştirmek oldukça keyifli ve sağlınız için de en uygun besinlerdir.