En güçlü şifa kaynağı 10 bitki

En güçlü şifa kaynağı 10 bitki

Şifaya sebep olan bitkilerin gücünü çoğu zaman önemsemeyiz veya hafife alarız, oysa onların içindeki gizli mucize yararlar eğer daha fazla keşfedilirse herhalde güvenimizde daha çok artacaktır. Ne yazıkki yeterince yararından faydalanamadığımız açık bir gerçek. Bugün size en meşhur ve güçlü 10 bitki türünü ve faydalarını anlatmayı arzuluyoruz. Umarız gelecekte çok daha fazla doğal yollardan istifade ederek şifaya kavuşursunuz.

Her alanda doğal bitkilerin faydaları

Doğal ilaçların etkileri bizim bildiğimizden çok farklıdır. Nedeni ise bir çok doğal ve aktif maddelerin bir arada bulunup topluca aynı zamanda fayda vermeleri. Bunlar mesela vitaminler, mineraller, eser elementler, antioxidan ve özellikle de sekunder bitki maddeleri.

Şifalı bitkiler ve yan etkileri

Şifalı bitkilerde yan etkiler olumsuz olamaz. Diğer kimyasal içerikli ilaçlar tehlikeli yan etki yapabilir fakat bitkiden özlü ilaçlar öyle değildir. Mesela nane içerisinde uçucu yağlar, bitkisel kökenli bileşikler ve polifenolik bileşikler mevcuttur. Nanenin asıl tesiri daha çok mide ve bağırsak şikayetlerine karşı kullanılmakta. Bu nedenle sadece nane kullandığınızda bilinen reçete ilaçları gibi hemen karın ağrısını veya gastrik asit veya karın içerisindeki gazları gideremez. Sebebi ise nanenin külli iyileştirici bir bitki olması ve ancak devamlı alındığında bütün yukarıda saydığımız rahatsızlıkların giderilebileceği olmasıdır. Karın kasılmalarının yok olması, gaz birikmesini önlemesi, safraasitin, mideasitin ve hazım için midenin çabuk boşalmasına yardımcı olması nane bitkisinin ana özelliği arasındadır.

Peki birde yan etkilerini inceleyelim. Nane bakterileri yok eden bir özelliğe sahip, ayrıca ağız kokusunu ve agızda mukoza (salgı) zarı iltihabını giderir, hatta başağrısına karşı etkilidir. Şayet yalıtılmış nane yağını çok miktarda alırsanız hoşlamayacağınız yan etkiye maruz kalabilirsiniz.

Bilinen Doğal yöntemle hazırlanan şifalı bitkiler de ise ekseriyetle yan etki olmaz, fakat yinede hamile veya emziren bayanlar veya hassas insanlar şifalı bitki tedavisine geçmeden önce doktora başvurabilirler.

En şifalı 10 bitki

1. Süt devedikeni

Bu dikenli bitki menekşe çiçekli olup yol kenarında ve ekseriyetle sıcak ülkelerde bulunmaktadır. Yüz yıllarca süt devedikeninin tohumları içerisinde saklı bulunan aktif silymarin maddesi karaciğer güçlendirici takviyesi olarak kullanılmakta. Silymarinin karaciğer üzerinde yüksek koruyucu etkisi nedeniyle iltihapları ve zehirlenmeleri önlemekte.

Ayrıca karaciğer yağlanmasına karşı etkili bir ilaç. Bilimsel çalışmalar sonucu süt devedikeni karaciğere zarar verebilecek tüm maddeleri yok edebildiği ispatlanmıştır. Yine Önemli özelliklerinden birisi de karaciğer hücrelerinin süratlı bir şekilde yenilenmesine destek olması.

2. Misk otu

Pelin otu akrabasından bir bitki olan misk otu (Artemisa vulgaris) şifalı bitkiler arasında özel bir yere sahip. Orta avrupa da yetişen misk otu buralarda yaşayanlara büyük avantaj olarak çok ucuza satın alınabilir.

Misk otu bir çok şikayetlere karşı kullanılır. Daha çok hazım şikayetinde ve kadın hastalıklarınada faydalıdır. Yani hazım zorluğunda, iştahsızlık, gaz sıkıntısında ayrıca adet kanamasında oluşan sancılara ve ağrılara karşı oldukça faydalı bir bitki.

Misk otunun bir çeşidi ise uzak doğu asıllı Artemisia Annua dır. Geleneksel çin tıbbın yüz yıllar boyunca uyguladığı ve son araştırmalara göre kanser ve sıtma hastalıklarına karşı başarı sağlayan bir bitki.

3. Karnıyarık (Plantago Afra) tohumu

Karnıyarık tohumu çözülebilen bir lif yapısına sahiptir ve bu lif sayesinde bol miktarda su emebilmektedir. Sadece bir çay kaşığı karnıyarık tohumu su dolu bardağın içine atıldığında kısa sürede pudding gibi katılaştığını göreceksiniz.

Şişme kapasitesi oldukça çok olan karnıyarık tohumu bağırsak tembelliğine karşı vazgeçilmez bir yardımcıdır.

Neden? Çünkü bağırsağın içine şişkinlik veren bu tohum sayesinde gerilme meydana gelmekte ve dolayısıyla dışkı dışarı atılmaktadır. Aynı zamanda yine bağırsak duvarlarında yapışmış artıklar temizlenmekte.

Eğer daha kuvvetli bir etki istiyorsanız o halde karnıyarık tohumunun kabuğunu almalısınız. Psyllium tohum kabuğu (Plantago Avota) diye bilinir ve çok iyi bir bağırsak temizleyicidir. Günde 2,5 litre su içmeniz çok önemlidir aksi halde yine tıkanmalara sebep olabilir.

Karnıyarık tohumu içerisinde bulunan yaraları iyileştirici Epiletik doku, mide ülseri ve basura karşı çok faydalıdır. Mide ve bağırsak zarını koruyucu etkisi bulunan bu epiletik doku zarların tekrar canlanmasına vesile olmakta. Kesin bir bağırsak tıkanıklığında karnıyarık tohumu içilmemesi tavsiye olunur.

4. Dulavrat otu

Dulavrat otu bitkisinin uçlarındaki dikenli pıtarakları hatırlarsınız, en azından çocukluk dönemimizde bir çok kez istemeden üstümüze, elbiselerimize yapışmıştır. Hatta o kadar çok yapışıyorki saçların arasına girdiğinde kurtulmak epey zaman alabilir.

Asıl bu otun yapışkanlığı ise kan için oldukça büyük önem taşır. Bağlayıcı özelliği ile dulavrat otu bedendeki metalleri ve zehirleri kendine çekmekte. Bedende biriken zararlı toksinler böylece çok hızlı şekilde dışarı atılmaktadır.

İdrar söktürücü olması nedeni ile kendine bağladığı zehirleri sadece bağırsak yoluyla değil böbrek üzerinden de dışarı atabilmekte.

Dulavrat otu bakterilerin üremesini engellediği gibi mantarı da yok eder. Bu nedenle deri hastalıklarında veya kepeklenen kafa derisi tedavisinde tercih edilen doğal bir ilaç.

Dulavrat otunun ana bileşimi inulin (çözünür bitkisel lif), mukus, kokulu ve uçucu yağ, burukluk verici asit, acı asitler, sitosterol maddesi ve mikrop ve mantar önleyici maddelerdir.

5. Ayıüzümü yaprakları

Bu bitki böbreklerdeki zararlı maddeleri hem dışarı atar hemde sağlıklı kalma açısından faydalıdır. Özellikle mesane (idrar kesesi) ve idrar yollarını açtığı için faydalıdır. Ayıüzümü yaprakları öksürüğe ve kronik, süreğen ishallere karşı kullanılır.

Ana bileşimi ise arbutin (bitkisel leke giderici) dir. Bunun yanı sıra burukluk verici asit, bitkisel kökenli bileşikler ve biraz da kokulu ve uçucu yağlar vardır. Doğru tedavi doğru hazırlanışa bağlıdır. Soğukyaklaşım ile önemli maddeler süzülmekte fakat mideye ağır gelebilecek burukluk asit ise tamamen içerde kalmakta.

Şu şekilde hazırlayablirsiniz: Ayıüzümü yapraklarını soğuk su ile ıslatın sonra oda sıcaklığında bir kaç saat bekletin. Yapraklardan arındırılmış suyu tekrar ısıtın (kaynatmayın); artık hazırhale gelmiştir yudumlayabilirsiniz.

Rahatsızlığınız hafifleyince içmeyi bırakın zira ayıüzümü yaprağı hergün çay niyetine içmeye pek müsait değildir.

6. Saparna kökü

Saparnanın (Sarsaparille) türkiyede yetiştiği bölgeler marmara, batı ve güney anadoludur. Bu bitkinin kökünden elde edilen ilaç yüzyıllardır ağrılara karşı tedavi yöntemi olarak seçildi. 1%-3% arası saponin (bitki türlerinde bulunan kimyasal bileşik sınıfı), fitosterol (alkol niteliğinde organik bir madde) ve yüksek molekül ağırlığı olan karbonhidrat, nişasta içerir.

Önceleri (sifiliz) frengi hastalarında tedavi ilacı idi. Şimdilerde ise bir çok kan temizleyici çayların unsuru olmakla beraber hastalanınca şiddetli ağrı veren karaciğeri zehirli maddelerden arındıran önemli bir bitkidir.

Saparna kökü bedene çevreden etki eden zararlı maddeleri de temizler ve doğal tıp açısından kene ısırması ve astım rahatsızlığı ile alerji tedavisi yöntemi arasına girer.

Saparna kökü kanda akyuvarların oluşumunda uyarı görevi üstlenir. Özellikle de T-lenfosit (bağışıklık sistemi işlevlerinde ana düzenleyici) ve makrofajları (yiyici hücre) uyarır. Böylece bağışıklık sistemi yeniden kuvvetleşir.

Saparna kökü egzama (dermatit), akne, siğil, sedef, çıban gibi hastalıkları azaltmada yardımcı olabilir. Aynı zamanda kuvvet macunu sayılan bu bitki erkeklik hormonu üretimini teşvik eder ve cinsel gücün artmasında yardımcı bir unsurdur.

7. Kara hindiba otu

Hemen hemen her yerde bulunan bu bitkinin tadı hafif acımsıdır. Bileşiğinde sarı veya kırmızı renkli molekül grubu, bitkisel kökenli bileşikler, kas liflerini büzücü madde, vitaminler, inorganik maddeler, epiletik doku ve ayrıcada kökünde doğal nişastalı bir madde ihtiva eder.

Kara hindiba otu acıkmaktan gelen başağrısına, yüksek tansiyona, öksüreğe, bağırsak tıkanıklığına ve safra kesesi rahatsızlığına karşı faydalıdır. Kan dolaşımına katkısı bulunan bu bitki doku bağlarında biriken ve romatizmaya veya gut hastalığına neden olan metabolizma cürufunu da tahliye eder.

Deneyenlerde gözle görülür bir ağrı azalması tespit edilmiştir. Düzenli bir hindiba otu kürü ile safra kesesi salgısını harekete geçirerek safra taşının büyümesini engelleyebilirsiniz. Mide ve bağırsak şişkinliğinde, gaz birikmelerinde ve hazımsızlıkda etkili bir doğal tedavidir. İdrar söktürücü özelliği ile de bedeni rahatlatır. İlkbahar gelince taze hindiba otu çayı, kökü, şurubu veya yapraklardan elde edilmiş tozu 4-6 hafta arası içebilirsiniz.

8. Isırgan otu

Isırgan otunu tanımayan yoktur, zira yol kenarlarında işe yaramaz yabani ot olarak bilinen bu bitkinin ünü ise giderek artmaktadır. Eskiden deri, kas ve eklem ağrılarında kullanılan ısırgan otu ürat birikimine meyilli insanlar için de iyi gelmektedir. İdrar yolları boşaltımında etkilidir.

Harici kullanılırsa ısırgan otu isilik ve güneş yanığında tedavi eder; hem bitki hekimleri tarafından doğal tedavi yönteminde romatizma ve gut hastalığına karşı önerilen bir tentürdir.

Aşağıda ısırgan otunun ihtivasını izleyebilirsiniz:

  • mineraller ve eser elementler (demir,silis)
  • vitaminler (C, B2, K1 (kan pıhtılaşması düzenleyici)
  • bitkisel kökenli bileşimler (0, 6ya varan bitki boyası)
  • organik asitler, kahve asiti, pantotenik asit (karbonhidrat, yağ ve protein metabolizması için gereklidir), vitamin C, B2 ,K1
  • steroid:P-sitosterol prostat alakalı idrar sorunlarında faydalıdır
  • fitosteroller kolesterolü (kanın yağlanması) düşürür
  • serotonin (mutluluk hormonu)
  • kolin ve asetil kolin, nötransmitter görevinde bulunarak sinir uyarılarını iletir
  • triterpen, antimikrobiyal özelliktedir
  • acımsı maddeler (organik asitlerin ve alkaloitlerin bir bileşimi), safra için faydalıdır

Isırgan otunun hem dahili hemde harici yararları çoktur. Aşağıda sizlere ana başlıkları ile tedavi alanını bildirmek istiyoruz

  • metabolizmayı harekete geçirerek cüruf ve zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
  • Kanı ve böbrekleri temizler. Bunun için mesela bir bitkisel çaya ısırgan otu karıştırılıp içelebildiği gibi toz halindede su veya meyveli meşrubatla içilebilir.
  • Kan dolaşımı sorunlarında tedavi edicidir.
  • Isırgan otu çok iyi bir demir kaynağı olup, muhtevasında klorofil (renk verici madde) mevcuttur. Ayrıca hamile bayanlara ham bitki suyu önerilir.
  • Annelerin süt salgılamalarını destekler
  • Kas ve eklem romatizmaları iyileştirir
  • Gut hastalığını yok eder
  • Deri hastalıklara karşı etkili
  • Egzama, mesela çocuklarda kulak arkası ıslanmasını önler
  • Allerjik ve kaşıntı yapan deri hastalıkları önler
  • Ülsere meyilli durumlarda (mide, bağırsak, dudak, ağız) kullanılır
  • Karaciğer ve safra rahatsızlıkları giderir
  • Hazımsızlıkda, tıkanıklık, ishal, gaz birikmesi, şişkinliği giderir
  • Basura karşı etkilidir
  • Böbrek ve idrar yollarında taş oluşumunu önler
  • Kanşekeri düşürür
  • Solunum organlarını yağlar
  • Böbrekleri uyarır
  • Prostat ve idrar yolları şikayetleri giderir
  • Saçlara kuvvetlilik ve canlılık verir
  • Isırgan otu çayı mesela saç kepeklerini giderir
  • Saç beyazlamasını önler eğer dahili ve harici taze sıkılmış ısırgan otu suyu kullanılırsa

9. Huş ağacı yaprağı

Tıbbi açıdan huş ağacı yaprağı böbreklerde kan dolaşımına ve idrar yollarına olumlu etki eder. Bu bitki çay veya taze sıkılmış su veya hap olarak satılır. Harici kullanım için bakım ürünleri mağazalarından bulabilirsiniz

Huş ağacı yaprağının faydalı olduğu alanlar:

  • İdrar yollarını bakteri ve iltihapdan temizler
  • böbrektaşı şikayetinde
  • romatizma şikayetinde
  • kan temizleyici “ilkbahar kürü”

10. Enginar yaprakları

Aslen doğu tarafından gelen enginar boyu 2 metreye ulaşabilen, uzun ömürlü devedikenine benzer bir bitki. Bitkinin ucundaki çiçek tomurcukları sebze niyetiyle yenilebilir. Faydalı olan tarafı ise yapraklardaki özüdür.

Ana maddesi (cynarin) acımsı maddeler, vitaminler, bitkisel kökenli bileşikler, mineraller. Safra ve karaciğer dostu enginar yaprağı idrar söktürür ve karaciğeri koruyucu özelliğe sahip. Pankreası acımsı maddelerle uyarır ve sindirim için su ürettirir ayrıca kandaki yağı ve kolesterolü düşürür.

Daha bitmedi iltihabı önler, kasılmaları çözer ve antioxidan (antioxidan maddeler serbest radikallerle reaksiyona girip, onları daha kararlı hale getirir ve böylece tümör oluşumunu engeller) görevi yapar.

Enginarı kapsül ve taze bitki suyu olarak bulmanız mümkündür. Evet biraz bitkiler hakkında araştırma yaparak kendinizi sağlıklı yaşama hazırlayablirsiniz. Dilerseniz ilkbaharda kendinize bir bitki kürü yapmayı da ihmal etmeyin.